Parlayan Gecemiz

Eğer insanlar ay ve yıldız ışıkları altında yaşayan canlılar olsalardı, karanlıkta pek de rahatsız olmazlardı. Ancak gözlerimiz güneş ışığı ile yaşamaya adapte olduğundan bu yana primat atalarımızdan bu güne değin geliştirdiğimiz alet ve mühendislik icatlarıyla, karanlık geceleri ışık ile doldurmaya çalıştık.

Bu tip mühendislik, akan bir nehirden elektrik üretmeye çalışmaktan pek farklı değildir. Faydaları ise yanında bir problemle gelir: ışık kirliliği. Hastalıklı ışıklandırma dizaynları gökyüzünü tüm gece boyunca aydınlatarak ışık dengesini bozarlar. Hayatları bu ışık dengesine bağlı pek çok narin yaşam formu; (göç, beslenme, üreme) döngülerini de olumsuz etkilenmektedir.

Dünyadaki ışık kirliliği en az olan yerlerden biri : Tekapo Gölü / Yeni Zelanda

İnsanlık tarihi için “ışık kirliliği” terimi oldukça yenidir. Öyle ki 1800’lerin en kalabalık şehri olan Londra’da yıldızların ve ayın ışığı altında rahatça yürünebiliyordu. Sokakların çoğunda lamba yoktu. Evlerde ise çoğunda kandil ve mum pek azında  gaz lambaları mevcuttu. 1-2  km öteden Londra’ya geldiğinizi yanan ışıkların parlaklığından anca anlayabilirdiniz.

Ankara’nın ışık kirliliği. Ne kadar az yıldız görünüyor!

Şimdi durum daha farklı. Büyük mega kentlerden, geniş otobanlardan, fabrikalardan sızan ve onların yansıttığı ışıkla çevrelenmiş bir gök kubbe içinde yaşıyoruz. Uzaydan bakan biri için, Avrupa, Amerika, Japonya, Çin ve Güney Amerika’nın bir çok yeri bir ışık bulutu şeklinde görülür. Halojen lambalara sahip bir balık avcı filosu bile uzaydan izlenebilir. Hatta bunlar Buenos Aires veya Rio’dan bile daha parlaktırlar.

Karanlığı sevmeyen varlıklar olarak bizler, gecelerimizi olabildiğince aydınlatırken, yaşamı gece karanlığı ve yıldızların, ayın ışığına bağlı canlıları hiç de düşünmüyoruz. Aydınlatılmış geceler bizler için bir zafer. Gün geçtikçe öbekler halindeki bu ışık kirliliği bulutları birleşecek ve global olarak karanlığın girmediği bir medeniyet olacağız. Peki bu doğru mu?

Işık Kirliliği Nedir?

Işık kirliliği, yaşam alanlarımızda kullandığımız yapay ışıklandırmanın yanlış ve/veya fazla kullanımından kaynaklanan, üzerimizdeki gökyüzünü parlatan ve karanlığı ve yıldız, ay gibi kozmik ışık kaynaklarını bastıran çevresel bir kirlilik türüdür. Astronomik gözlemleri ve ekosistemi olumsuz yönde etkiler, dolaylı ve direkt olarak sağlığımıza zarar verir.

Işık Kirliliğini  Yaratan Faktörler

  • Park, bahçe ve spor alanlarının aydınlatılmasında, estetik olduğu düşüncesiyle küresel lambaların kullanılması.
  • Işığın suçu engellediğine dair inanış.
  • Güçlü ışığın iyi aydınlattığına dair inanış.
  • Sosyal yaşamın geceye kayması.
  • Binaların iç aydınlatmasından taşan ışıklar.
  • Turistlik tesislerin ve binaların dış cephe aydınlatmaları.

Author: Özgür Cengiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir